20 Haziran 2015 Cumartesi

İlham Perisi – Struck by Lightning



Bittikten sonra "bu muydu amk" dedirtebilitesi yüksek 2012 yapımı bir film.
Fakat filmin senaryosunun 22 yaşında biri tarafından yazıldığının unutulmaması gerek.
Bu tip filmlere karşı denişik bir ilgim var. "Liseli bir manyağın maceraları" tarzı filmlere.
Lisede onlar gibi olup da onların yaptıklarını yapacak kadar cesur olmadığımdandır belki de.
Sonunun başta gösterildiği bir film. Ne olduğunu henüz anlayamasam da filmin bir ayağının aksamasına neden olan eksiklikler var.
Sonu baştan veriliyor dedik, özümüze dönelim ve bol spoilerli özetimize geçelim.


Film baş kahramanımıza yıldırım çarpması ve kahramanımızın olay yerinde ölmesiyle başlıyor. Ardından öldüğü günün birkaç gün öncesine gidip olanları izliyoruz.
Gencimiz okul gazetesi şeysi başkanı, elinden geldiğince aktif olan fakat arkadaşıyla birlikte dışlanmaktan kurtulamamış, hayali üniversiteye gidip Nobel Barış Ödülü'nü almak olan 17 yaşında bir genç. Alkolik annesiyle birlikte yaşıyor.
Üniversiteye kabul edilme olasılığının edebiyat dergisi çıkarırsa artacağını öğrenince edebiyat dergisi çıkarabilmek için arkadaşıyla 7 kişiye şantaj yapıyorlar.
Evet, dergiyi çıkarabiliyorlar ama hiç satmıyor. Baş kahramanımız da dergileri nenesinin kaldığı huzurevine yollamaya karar veriyor.
Arkadaşına ilhamın yıldırım gibi geleceğini söylüyor.
Üniversiteye başvurusu kabul ediliyor, fakat kağıt ona hiç gelmiyor çünkü annesi kağıdı çöpe atıyor.
Kahramanımızın tüm hayalleri suya düşüyor.
Nenesine anlattığı hikayenin sonunu dergiye ekliyor ve arabasına doğru ilerlerken yıldırımın bula bula onu bulması yüzünden ölüyor. Bir anda.
Cesedinin bulunması 3 gün sürüyor ve başını hatırlayamadığım "kör ölür badem gözlü olur" hadisesi gerçekleşiyor.


Böyle yazınca çok eksik yokmuş gibi geldi, fakat filmi bitirdikten sonra hatalar, boşluklar, yanlışlıklar varmış gibi bir his kapladı içimi.
Hala da düşünüyorum eksiği.
Amaan, çok da takmamak lazım gerçi.
22 yaşında bir bebenin filmi nasılsa.
İkinci dönem düzeltir, çok da şey yapmamak lazım.

××××

Hadin hoşçakalın.

6 Haziran 2015 Cumartesi

Titanic



Konusunu anlatmaycam. İzlememiş olan varsa bi zahmet interneti kapatsın, bir köşeye oturup sessizce ölmeyi beklesin amk.
Bu filme ilk kez 97-98 gibi ben 4-5 yaşlarında bir bebeyken götürmüşler beni.
Babam anlatır, birlikte o filme en az 10 kere falan gitmişiz, sebebi tabi filmin acayip urmantik olması falan değil.
Biz aslında bizim gibi defalarca aynı filmi izlemeye gelen bazı kadınların her izleyişlerinde aynı duygu patlamasıyla "ağzına sıçayım orospu çocuğu, lan kaysana azcık gidiyo gül gibi çocuk, ben bu gemiyi yapan piçin mına koyim" diye böğürüp zırlamalarını seyredermişiz.

Filme gelirsek müziklerinin rahatlatabilitesi dışında şişirilmiş bir balondan öte değil.
Benim dikkatimi çeken kate winsletin leonardo dicapriodan küçük olmasına rağmen filmde abartısız 40li yaşlarda gözükmesi. İlginç.
Nah 22 yaşında bu kadın.



Dedirtse de 22 yaşında işte, insan gerçekten hayret ediyor. 

Leonardo dicaprio bildiğin liseli gibi çıkmış filmde. 

İşe yaramaz bi film işte. 

×××

Hadin hoşçakalın.