Öncelikle, bu yazı zerre bilimsel bir hödö içermemektedir.
Tamamen kendi kıçımdan bir an gelen ilhamla uydurduğum bir saçmalamaca.
--------
Neden korkarız?
Doğuştan mıdır, şu bizi en izlemeyi istediğimiz, merak ettiğimiz filmi izlemekten tırstıran şey?
Yoksa sonradan mı öğreniriz korkmayı, aslında hepimiz birer cesur yürekler miyiz?
--------
Bana sorarsanız, korku doğuştandır.
Neden korkarız peki?
Korku bizi zarar görebileceğimiz haltları yemekten alıkoyan, bir bakıma aslında birçok meselede hayatımızı kurtaran bir şeydir.
Bize zarar verme ihtimalı olan şeylerden korkarız.
Yani aslında her şey, hayatta kalmayı balarabilme meselesinin bir sonucudur (belki de değildir).
Karanlıktan aslında karanlığın içerisindeki bilinmezliğin bize verebileceği zararlar nedeniyle korkmaz mıyız?
Üç harfliler de öyle, çarpar mazallah.
Fobilerin pek çoğunun da kökeni bu değil midir?
--------
Korku yararlıdır, dedik. Tabi her şey gibi azı karar, çoğu zarar.
Adama kafayı bile yedirtir mazallah.
-------
Peki ya korkusuz olsak?
Elinde pıçakla freni patlamış kamyon misali bize gelen psikopatlara hiç tepki vermesek?
Türümüzün sonu bile gelir oğlum, ne diyosuunn.
Korku bu açıdan bakınca, oldukça gereklidir.
--------
Gelelim fasulyenin faydalarına...
En ufak bir korku filminde bile altına sıçacak kıvama gelen elemanlara gelsin bu bölüm.
Öncelikle, her şeyin bir film olduğunu unutmayın.
Ve gerçekte böyle über fantastik olayların yaşanmayacağını.
En azından, filmdeki sayko psikopatın elinde bilimum kesicive delici aletle odanıza dalıp sizi ekmek gibi katur kutur kesmeyeceğine emin olun.
Tarafımca denenmiş, başarılı olunmuştur.
-------
Ben de iyice bıraktım film işlerini, paso saçmalamaca.
Bi film bulayım da, bişiler karalayayım bari.
Hadin hoşçakalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder